Emlak trendlerinde 2020 damgası!

Yazıyı paylaş:


Tüketicilerin satın alacakları ya da kiralayacakları gayrimenkulde aradığı özellikler bir bir değişiyor. Artık yeni normal hayata göre yenilenen emlak tercihleri ve farklı bir bakış açısıyla tasarlanan yeni konutlar var. İşte Zingat Prestij Dergisi’nin 2. sayısında yayımlanan ve 2021’de de hatırlanmaya (belki de yaşanmaya) devam edecek, birçok sektör gibi emlak dünyasına da damgasını vuran 2020 trendleri…

Orhan Veli’nin dizelerindeki gibi; “her şey birdenbire oldu.” Covid-19 salgını tüm dünyayı sarar sarmaz yaşam biçimlerimiz değişmeye başladı. Birdenbire bambaşka bir hayat tarzına geçiş yaptık. Maskesiz adım atmaz, sosyal mesafesiz görüşemez olduk. El sıkmadan tanışmalar, yeni yeni tokalaşmalar icat ettik. Online eğitimler ve uzaktan çalışma yöntemleri çeşitlendi. Birdenbire “yeni normal” denilen kurallar içinde yaşamaya başladık.

Evde geçirilen zamanlarımız çoğaldıkça yaşam alanlarımızın önemi arttı. Nefes alınabilen konutlarda yaşama, sağlıklı ofislerde çalışma isteğimiz öne çıktı. Doğal olarak, tüm bu olup bitenden en çok etkilenen sektörlerin başında da büyük bir ekosisteme sahip olan gayrimenkul geldi. Emlak dünyasında tüm kurallar Covid-19 ile değişti, değişmeye de devam ediyor. Çünkü gayrimenkul sahipleri, alıcılar ve kiracıların “yeni normal” hayata özgü yeni beklentileri var.

 

Bu beklentiler ev ararken emlak sitesi kullanımının kazandığı ivmede, satın alınacak konutun gösteriminde, kiralanacak dairede mutlaka olması istenen özelliklerde, ofis ve dükkân geleneğinde, emlak yatırım tercihlerinde ve daha neler nelerde kendini gösteriyor. Bütün bu yaşananlar 2020 yılını gayrimenkul sektöründe bir milat yapacak nitelikte. Pandeminin ortaya çıktığı ve yaşandığı 2020 yılı ile birlikte emlak dünyasındaki yeni eğilimleri bir araya getirdik.

 

Trend belirleyen soru: Evim mi büyük olsun, balkonum mu?

Emlak sektöründe yeni tip Corona virüs (Covid-19) salgınının etkilerine ve tüketici beklentilerine yönelik araştırmalar, tüketicilerin çevreye duyarlı ve dışa bağımlılığı az konutları daha çok tercih edeceğini ortaya koydu.

Bu araştırmalardan biri de Başkent Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feride Bahar Işın’ın salgından sonra emlak sektörünün geleceğine yönelik yaptığı değerli çalışmaydı. Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Işın, “Dijital dönüşüm ve salgın, emlak sektöründe hızlı bir trend kaymasına neden olacak. Büyük veri, yapay zekâ ve robotik teknolojiler ile nesnelerin interneti yoğunlukla sektörde kullanılacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Ticari mülkler ile konut piyasasındaki değişimin yönünü ve beklentileri belirleyebilmek için 262 tüketiciye, satın almayı düşündükleri konutun özellikleri ve satın alma sürecinde tercih edecekleri yöntemler soruldu. İşte araştırmaya dair önemli notlar şöyle sıralandı:

• Araştırmaya katılanların yüzde 74’ü gelecekte satın almayı düşünecekleri evin yeterli büyüklükte bir balkonu ya da kış bahçesi olması gerektiğini bildirdi.

• “Ev mi büyük olsun, balkon mu?” sorusuna kadınların yüzde 60’ı, erkeklerin yüzde 81’i balkonun büyük olması yönünde cevap verdi.

• Kadınların yüzde 83’ü, erkeklerin yüzde 67’si bağımsız konut ihtiyacına dikkati çekti.

• Konutun, özerk ve diğer alanlardan bağımsız bahçesinin olmasını isteyenlerin oranı erkeklerde yüzde 60, kadınlarda yüzde 62 oldu.

• Başkaları ile aynı asansör, kapı ve park yerlerini kullanmak istemeyenlerin oranı kadınlarda yüzde 76, erkeklerde yüzde 70 oldu.

• Ev satın alma sürecinde tercih edilen yöntemler sorulduğunda, katılımcıların yüzde 80’i gayrimenkul danışmanı ile aralarında sosyal mesafenin korunmasının gerektiğini bildirdi.

• Tanıtım videolarının, görüntülü portföy sunmanın gereğini ifade edenlerin yüzde 72’si kadın, yüzde 69’u erkeklerden oluştu.

• Tam zamanlı ofis içinde çalışanlar için en önemli kriter ise ofisteki havalandırma sistemi. Hatta camları açılan ofislerde çalışmayı isteyenlerin oranı kadınlarda yüzde 90, erkeklerde ise yüzde 87. Kadınlar yüzde 86’sı, erkeklerin yüzde 83’ü ofislerin sosyal mesafeye uygun dizayn edilmesini istiyor.

 

Şehir merkezinde değil, doğanın ortasında

2020 yılı bahçeli ve müstakil konutların satışının ve kiralamasının en çok artış gösterdiği yıllardan biri olarak şimdiden tarihe geçti. Yeni tip Corona virüsle birlikte dünya metropollerinde orman içindeki konutlar yatırımcının yeni gözdesi oldu.

Tüketicilerde orman ve bahçe özlemine cevap veren müstakil konutlar izolasyonda bir yaşamın en sağlıklı hali olarak talep edilir oldu. Gayrimenkul sektöründe arsa ve arazilere yoğun ilgi yaşandı. Şehir merkezinde yaşayanlar ise sitelere yöneldi. Artık hobi bahçeleri, yürüyüş alanları, yerel ürünler satan marketler gibi sosyal mesafeyi gözetecek şekilde site içinde bir yapılanmaya talep dikkat çekiyor.

Ofise dönüşebilen evler

Yeni tip Corona virüsü salgınıyla evlerin içi de değişmeye başladı. Ofis kullanımının azalması ve “home-office” çalışma sistemine ani bir geçiş yapılması, evlerde çalışma ortamının yaratılmasını zorunlu hale getirdi. Aynı zamanda Covid-19 ile değişen tasarım yaklaşımları, sağlıklı ve hijyenik yaşam alanları tasarlamayı öncelikli kıldı. Yeni normal düzende oluşturulan mekânların şık tasarımlarının yanında sağlıklı ve hijyenik ortamlara da sahip olması mimarlar, tasarımcılar ve kullanıcılar tarafından oldukça önemsenmeye başladı. Bunun en ilgi çekici ürünlerinden biri ise antibakteriyel duvar kâğıtları modası oldu.

Kiralanacak evlerde aranan özellikler artık bambaşka

Kiralık ev arayanlar için ilgilendikleri konutların ulaşım kolaylığı, metrekaresi, masrafsız olması, yenilenmiş mutfak ve banyosunun bulunması gibi öncelikler yerini başka beklentilere bıraktı. Bunların başında da evin bulunduğu bölgede fiber altyapı olup olmadığı geliyor! Çünkü bu internet hızını etkiliyor.

Bu yeni talep oldukça normal karşılanmalı. Ne de olsa çocuklar evden eğitim görüyor, görüntülü toplantılar ve webinarlar hayatımızda şimdiden kendine bir yer edindi. Haliyle yeni evlerde internet hızı ve kesintisiz bağlantı önemli. Pandemiyle birlikte önemi artan fiber internet, ev alırken en büyük tercih sebeplerinden biri haline geldi.

Yazlıklar kışlık ev oldu

Pandeminin etkisiyle emlak trendleri değişirken; özellikle yeni normal yaşamın başlamasını takiben online eğitim ve pek çok şirketin uzaktan çalışma sürecini devam ettirmesi yazlık evlere ilgiyi de, yazlığı olanların şehirlere geri dönmeme kararını da etkiledi. Bu durum, yazlık bölgelerde artan ev talebini tetikledi. Arzın da kısıtlı olması, emlak fiyatlarında dikkat çeken artış oranlarını gündeme getirdi. Özellikle Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Bodrum ve Kuşadası bu konuda en çok adı geçen bölgeler oldu.

Ofisler yeniden şekilleniyor

Uzaktan çalışmanın mümkün olduğunu gören, bunu verimlilik ve maliyet gibi açılardan avantaja çevirebileceğini düşünen şirketlerin ticari ofise olan talepleri de pandemi ile birlikte tartışılır hale geldi.

E-ticaretteki büyüme hızının Covid-19 salgını nedeniyle büyük bir ivme yakaladığı bir gerçek. Bu ortamda ticari gayrimenkul sahiplerinin ve geliştiricilerin, sağlık ve güvenlikle ilgili endişeleri ortadan kaldıracak yeni çözümler üretmelerinin ticari gayrimenkuldeki seyri önemli oranda etkileyeceği konuşuluyor.

Öte yandan ofis kullanım alanları sosyal mesafe şartları nedeniyle büyütüldü veya özel önlemler alınarak çalışmak zorunda kalındı. Bundan sonra cam veya pleksi panellerle yükseltilmiş çalışma alanları, bankolar hayatımızın devamından da yer alacak gibi görünüyor.

 


BENZER YAZILAR

Yorum Yap