Emlak danışmanlarının İngilizce ile ilgili bilmesi gerekenler

Yazıyı paylaş:


Ece Arslan, Zingat Akademi’nin düzenlediği “Gayrimenkul Sektörü için İngilizce” webinar serisi ile Zingat üyesi ofislerin ve danışmanların yakından tanıdığı bir isim…

Yabancıların Türkiye’de gayrimenkul sahipliğine olan ilgisi, sektörde İngilizce bilgisini de değerli hale getirdi. Özellikle yabancıların emlak yatırımı yaptığı bölgelerde uzman olan emlak ofisleri ve danışmanlar için yabancı dil bilgisi öne çıktı.

Biz de Ece Arslan ile emlak işinde İngilizce öğrenmenin ve konuşmanın inceliklerini konuştuk.

Emlak danışmanları için İngilizce öğrenmek ile ilgili altın değerinde tavsiyelerde bulunan Ece Arslan, Zingat Prestij Dergisi’nin son sayısında yayınlanan röportajda, günlük kullanım için son derece pratik iki bilgiyi de paylaştı:

• Emlak sektörü için gerekli 20 kelime

• Emlak işinde sık kullanılan 10 İngilizce soru/cevap

Bu iki bilgi sayfanın sonunda sizi bekliyor…


İşin uzmanından emlak sektöründe İngilizce ipuçları

 

Ece Hanım, öncelikle sizi yakından tanıyabilir miyiz?

Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunuyum. Dokuz senedir banka, sigorta, bilişim ve hukuk sektörlerinde çalışanların İngilizce iletişim kurabilmelerine yardımcı oluyorum. Önce bir danışmanlık şirketine bağlı olarak çalıştım, 2018 yılında Yeap! English adında kendi şirketimi kurdum. Yetişkinlerle çalışmak, öğretmenlik yapmak, insanların ihtiyaç duyduğu şeyleri yapabil diklerini görmek, gelişimlerine tanık olmak benim için büyük bir keyif.

 

Sizce “emlak İngilizcesi” denildiğinde ne anlaşılmalı?

Dürüst olmak gerekirse “emlak İngilizcesi” diye bir şey aslında yok. İngilizce’yi sektöre göre kategorileştirmek öğrenmeyi kolaylaştırdığı için böyle bir tamlama kullanıyoruz esasen. O yüzden İngilizce öğrenmek isteyenlerin gözünün korkmasına gerek yok!.. Yapılan şey, genel İngilizce bilgisinin gayrimenkul sektörüne ait kelimelerle kullanılması ve sektör kültüründe diyaloglara girilmesi.

 

Zingat üyeleri sizi Zingat Akademi ile online olarak verdiğiniz “Gayrimenkul Sektörü için İngilizce” serisinden yakından tanıyor. Bu webinar etkinliğiyle ilgili izlenimlerinizi sorsak?

Webinar benim için çok keyifliydi, çünkü farklı bir deneyimdi. İlk defa bu kadar büyük bir gruba bildiklerimi aktarma fırsatı buldum. Hazırlığından ders sürecine kadar her aşaması çok heyecanlıydı. Zingat Akademi beni sürekli destekledi, motive etti. Sonunda aldığımız harika geri bildirimler de bu güzel iş birliğinin ödülü oldu. İngilizce’ye ve sektörel İngilizce’ye dair o kadar temel bilgiler var ki, katılımcıların o etkinlikleri tekrar tekrar izlemelerini tavsiye ediyorum. Webinara katılımın yüksekliği, artık dünyanın iletişim dili olan İngilizce konuşmanın ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

Daha hızlı İngilizce öğrenmenin püf noktaları var mı?

Öncelikle emlak sektörünü düşünelim. Emlak sektöründe bir danışmanın en sık yaptığı şey potansiyel alıcı ve satıcılarla diyaloğa girmek. Bu diyalog daha çok soru-cevap şeklinde ya da danışmanın belli bir emlak ile ilgili bilgileri aktardığı bir konuşma. İçerik olarak da bir eve, bir araziye ait çok sayıda kelime içeriyor.

Diğer bir önemli nokta da sayılar ve fiyatlama. Bu bilgiler ışığında, emlak danışmanları yazarak ya da zihinlerinden birçok farklı senaryoda İngilizce diyalog kurmalılar. Bilgiyi nasıl aktaracaklarını tasarlamalılar. Diyalog sırasında çıkabilecek yanlış/eksik anlaşılmaları yönetebilecek kalıplara çalışmalılar. Kendi soracakları soruları belirlemeliler. Yazarak çalışmak, kendi kendilerine mail’ler atmak iyi bir teknik olacaktır. Ancak herkesin öğrenme yöntemi farklı, her şeyden önce öğretme yöntemlerini keşfetmelerini tavsiye ederim. Portföylerindeki gayrimenkulleri tarif ederken ihtiyaç duyacakları kelimelerin listesini çıkarmalılar… Mutlaka ama mutlaka sayıları, fiyatları doğru bir şekilde söyleyebilmek için çok tekrar yapmalılar… Trafikte plaka okumak, alışveriş ya parken fiyatları okumak ya da ilan girerken yine fiyatları İngilizce söylemeye çalışmak en basit ve uygulanabilir tekniklerden.

 

Yabancıların Türkiye’de gayrimenkul sahipliğine olan ilgisi, sektörde İngilizce bilgisini de değerli hale getirdi. Özellikle yabancıların emlak yatırımı yaptığı bölgelerde uzman olan emlak ofislerine ve danışmanlara bu anlamda önerileriniz nedir?

İletişimde en önemli nokta, karşındaki kişinin kültürünü tanımak ve bir profesyonel olarak kibarlığı elden bırakmamak. Kültürle neyi kastediyorum? Mesela, İngiliz bir müşteri görüşmeye geç kalınmasından asla hoşlanmaz ama Rus bir müşteri için geç kalmak bir tür prestij anlamına gelebilir. Dili doğrudan kullanmanın dışında davranışlarımızla da birçok mesaj veriyoruz ve bu söylenmeyen mesajlar aradaki güven ilişkisini oluşturmaya yardımcı oluyor. Göz kontağı kurmak, gülümsemek ya da sıkı bir el sıkışması gibi bildiğimiz iş iletişimi kuralları İngilizce’de de geçerli. Danışmanlar, internette müşteri portföylerine göre o milletin iş kültürünü araştırabilir. Kibarlıkla ilgili olarak, bir mesajı ifade etmenin birden fazla yolu vardır. “Sözleşmeyi bana gönder”, “Sözleşmeyi bana gönderir misin?”, “Sözleşmeyi bana gönderebilir misiniz lütfen?”… Bu üç cümle de aynı mesajı söylüyor ama söyleyiş tonları çok farklı. Doğru bir izlenim ve profesyonellik için, İngilizce öğrenirken diyaloglarda kibar ifadelerin tercih edilmesi önemli.

Sektörle ilgili İngilizce kelime bilgisi için danışmanlar nasıl alıştırmalar yapmalı?

İnternet bir derya deniz gerçekten. Öncelikle sözlük kullanımından bahsedeyim. Sözlükte Türkçe bir kelimenin İngilizce’sini arattığınızda gördüğünüz ilk kelimeyi hemen almayın, ekranda biraz aşağıya inip emlak, hukuk, teknik gibi kategorilerdeki karşılıklarına bakın. Gördüğünüz ilk kelime sizin aradığınız doğru karşılık olmayabilir, buna çok dikkat edilmesi gerekir. İkinci olarak arama motorunda “real estate English” diye aratılınca videolar çıkıyor, onlar izlenilebilir. Yine “real estate vocabulary” diye aratılınca çıkan listelerden faydalanabilirler. Son olarak da İngilizce emlak sitelerini ziyaret edip, birkaç gayrimenkulün açıklamalarına bakarak birçok kelimeye ve kalıp ifadelere ulaşabilirler.

 

Peki müşterileriyle İngilizce iletişime geçen bir emlak danışmanının kaçınması gerekenler nedir?

İngilizce daha önce çok sık diyalog kurmamış kişilerin, yabancı bir müşteriden telefon aldıklarında ya da görüşme yapacaklarında heyecanlanmaları normal. Ancak bu heyecanla hızlı hızlı konuşmaya çalışmak büyük bir hata olacaktır. Bu hem anlaşılırlığımızı etkiler hem de bize soracağımız soruları unutturur. Buna ek olarak, hatasız, mükemmel cümleler kurmaya çalışmak da büyük bir hata. Mükemmeliyetçilik özgüvenimizi etkiler ve bizi daha çok hata yapmaya götürür. Siz dil öğrenme azmini göstermiş, hâkim olmadığınız bir dilde iş yapma cesaretini gösteren bireylersiniz, sırf bunun için bile kendinizle gurur duyup, sakince bildiğiniz kelimelerle, kendinizi rahat hissettiğiniz cümlelerle iletişime geçin derim. Bırakın cümleleriniz basit kalsın, yeter ki anlaşılır olsun.

 

Siz kişisel olarak gayrimenkul yatırımı yaparken nelere dikkat ediyorsunuz? Emlak danışmanlarından nasıl bir yaklaşım görmek sizin üzerinizde iyi bir etki bırakıyor?

Danışmanın dürüstlüğüne ve güven vermesine bakıyorum. İşini yaparken bir taraftan da müşteriye yardım etmek istiyor mu diye anlamaya çalışıyorum.

 

Zingat’ın “Emlak. Bilgi. Güven.” mottosunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu anlamda Zingat ile yol arkadaşlığınızı nasıl yorumlarsınız?

Emlakta aradığım niteliklerin hepsi bir mottoda birleşmiş. Şirket vizyonunu ve üzerinde durduğu temelleri öz bir şekilde aktaran bir motto ve marka olarak çok başarılı. “Gayrimenkul Sektörü için İngilizce” webinarında işine hâkim, kendini geliştirmeye çalışan ve bilgiyi önemseyen emlak danışmanlarıyla çalıştığımı net olarak hissettim.

 

Yoğun bir temponuz var. Kendinize ayırdığınız zamanları nasıl geçirirsiniz?

Bulduğum boşlukları fiziksel aktivitelerle geçirmeyi tercih ediyorum; yürüyüş, koşu ya da yoga. Yorucu ve uzun bir zihin aktivitesinden sonra fiziksel alıştırmalar yapmak, beyni en az uyku kadar dinlendiriyor ve yaratıcı tarafımızı tetikliyor. Ve İngilizce çalıştıktan sonra spor yapmak öğrenmeyi hızlandırır.

 

Dergimiz aracılığıyla vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

O kadar çok var ki ama basitçe; İngilizce’ye okul yıllarımızdaki bir ders gibi bakmamaya çalışmalıyız. İngilizce bir ders değil, bir iletişim aracı. Bu iletişim aracını ne kadar merak ederseniz, onunla ne kadar vakit geçirirseniz o kadar iyi kullanırsınız.

Danışmanlar için İngilizce öğrenmekle ilgili 4 altın tavsiye

1) Gerçekten İngilizce konuşmak isteyenler kendisine mutlaka pratik yapabilecek ortam bulmalı, bunlar da özel derslerle yapılabiliyor. Ancak burada altını çizmek istediğim önemli nokta, bireysel zamanınızda İngilizce çalışmaya haftalık en az 4 saatinizi ayırmayacaksanız özel dersler çok az fayda sağlar.

2) İngilizce’yi hayatınıza bir şekilde entegre etmeden, günlük rutininizin içine katmaya taahhüt vermeden derslere başlamayın. Hem zaman hem de paranız boşa gider. Bu sadece İngilizce için değil, müzik aleti de öğrenirken böyle, bir mesleği öğrenirken de öğrenme anlık bir süreç değildir, disiplinli ve düzenli çalışma ile öğreniriz. Ayda bir elinize aldığınız gitarda bir şarkıyı hatasız çalmayı bekleyemezsiniz ya da ayda bir yaptığınız emlak satış pazarlığını hakkıyla yapamazsınız. Sürekli yaptıkça, sürekli gördükçe öğreniriz. Beynimiz bu şekilde çalışıyor.

3) Kaynak ve rehber bulmak zor. Rekabetçi bir ortamda iş yapıyor herkes ama danışmanlar, bağlı oldukları ofislerdeki ya da diğer danışman arkadaşlarıyla online toplantı düzenleyip birbirleriyle İngilizce diyalog kurabilir. Hem çok keyifli hem de çok öğretici olacaktır.

4) Öğrenme sürecinde iş birliği yapmak gibisi yok. Bu süreçte yalnız olmadığınızı hissetmenin, güvenli bir ortam yaratmanın ve zorlukları beraber aşmanın, sorulara ve bilinmeyenlere cevap bulmanın, birbirini motive etmenin o kadar çok faydası var ki, saymakla bitmez. İş birliğinin gücünden yararlanmalısınız.

 

 


BENZER YAZILAR

Yorum Yap